| | Üretsiz Blog oluştur

Get your own Chat Box! Go Large!

beceriklieller

Xx MoR wee ÖtEsİ Xx

Kerem....
Alman Lisesi'ni bitirdi.
Koç Üniversitesi'ni bitirdi.
İşletme diploması aldı.
Boğaziçi Üniversitesi'ne gitti.
Yüksek lisans yaptı.
Mimari tarih üzerine..
Koç Üniversitesi'ne döndü.
Öğretim üyesi olarak çalıştı.
Sonra,İTÜ'ye geçti.
Doktora yapıyor.


Harun...
Alman Lisesi'ni bitirdi.
Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirdi.
Felsefe diploması aldı.
Ekolojiyle ilgileniyor.



Burak...
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı şan bölümünü bitirdi,opera çalıştı.


Kerem...
Jazz-rock'la başladı;Rolling Stones yorumladı;bana göre yerli Jimi Hendrix


Mor ve Ötesi bu.
Türkiye'nin seçkin okullarını bir defa değil,defalarca bitirdiler.Anadili seviyesinde İngilizce ve Almanca biliyorlar.İsteseler,çok rahat İngilizce şarkı yapabilirler.
Ama...
Yabancı dilin kompleks haline getirildiği;anca "yes,no" diyebilenlerin özgeçmişlerine "İngilizce biliyor" diye yazdırdığı;İbrahim Tatlıses'in "van tu tiri forroo" dediği bir ülkede...Eurovision'a "Türkçe" katıldılar.
Almış oldukları derece hiç önemli değil,teşekkür borçluyuz teşekkür......

ŞeboCum..Xx


 

 

 $eßomm...

Şebnem Ferah, Üsküp’ten Yalova’ya gelen ailesinin üç kızından en küçüğü olarak 12 Nisan 1972 tarihinde Yalova’da dünyaya gelmiştir. Şebnem Ferah’ın hayatında, müziğin hep ilk sırada yer almasını sağlayan ailesi olmuştur. Evlerinin her köşesinde bir müzik aleti olması onun müzik piyasasına, donanımlı bir şekilde çıkmasını sağlamıştır. Şebnem, okuma yazma bilmeden önce birçok enstrüman çalmayı öğrenmiştir. Bu yüzden evlerinde ki müzik hiçbir zaman bir eğlence aracı olmamıştır. Öğretmen olan babası Ali Bey’in, evde bağlama, mandolin ve piyano eşliğinde annesiyle yaptığı, düet Yugoslav türkülerini dinleyerek büyümüştür. Küçük Şebnem, belki farkında değildi ama evinde anne ve babasıyla paylaştığı bu müziğin sıcaklığını, ilerki yıllarda o da hayranlarıyla paylaşacaktı…

İlkokulda enstrüman ve solfej dersleri aldı. Babasının onu mandolin kursuna yazdırmasıyla müziğe olan tutkusu giderek artmıştı. İlkokulu Yalova’da ortaokulu ise Bursa Koleji’nde okudu. Bursa Koleji, onun müzik hayatını hızlandırmıştı. Yatılı bir okulda okuduğu için kendisini bir şeylere vermesi gerekiyordu o da müziği seçmişti. Liseyi de yatılı olarak Bursa Gemlik’te, Özel Namık Sözeri Lisesinde okumuştur.

Okul yıllarında bile tek mutluluğu o zaman ki büyük grupları dinlemek ve müzikle hep iç içe olmak olmuştu. Şebnem, hem okul orkestralarında solistlik yapıyor hem de birkaç arkadaşıyla kurduğu küçük gruplarda da çalıyordu. Lisenin ilk yıllarında çok istediği ve artık elinden düşürmeyeceği gitarına sahip olmuştu. Bir yandan İngilizce şarkı sözleri yazarken bir yandan da gitar kursuna devam ediyordu. Seth Riggs’in albümünü alarak gırtlağını nasıl kullanması gerektiğinide öğreniyordu bir yandan…

XxDadhLu beßişimXx ;)

Son dönemde en iyi çıkış yapan genç şarkıcılardan biri olan Avril Lavigne, kaliteli şarkıları, güzel sesi, boynundan eksik etmediği kravatı, kısa paçalı pantolonları ve çizgili çoraplarıyla kendine özel bir tarzı olan, "Britney Spears gibi olabilirdim ama ben, dış görünüşümü değil müziğimi satmak istiyorum" diyerek genç yaşta ünlü olmanın şımarıklığından da sıyrılmayı başarmış gibi görünen şirin bir Kanadalı...

Avril, Kanada’nın beşbin nüfuslu Napanee kasabasında, bir ev hanımının ve telefon firmasında çalışan bir babanın ortanca kızı olarak dünyaya geldi. Annesinin "her zaman ilgi odağı olmak isteyen bir çocuktu" diyerek özetlediği okul öncesi döneminde; yatağının üzerini sahne olarak hayal eden, çevresinde binlerce izleyeni varmışcasına havaya girip şarkılar söyleyen, zıplayarak konserler veren bu şirin genç kız, müzik dünyasına gerçek anlamda ilk adımını kilisede söylediği şarkılarla attı... Ardından küçük fuar alanlarındaçocuk parçaları seslendiren ve gerçek bir müzik tutkunu olan Avril, ’müziği meslek olarak seçmesini’ "yapmak zorunda olduğu iş" olarak açıklıyor.

Avril, şarkı yazmaya, ilk gitarını aldığı gün başlamış. "Dışarıdan eve her geldiğimde gitarımı elime alır, o gün başımdan geçenlerle ilgili sözler yazarım. İnsanların ne düşündüğü beni pek ilgilendirmiyor. Çünkü onlar benim hissettiklerim, benim sözcüklerim" diyor küçük kız... Belki de onu farklı kılan bu... Avril, kendisi gibi olmak ve ’istediği şeyi üretmek’ dışında birşeyin gerçekliğine inanmıyor. İlk fotoğraf çekimini anımsarken de bunu doğrulayan şeyler söylüyor; "İlk çekimde beni çok çekici ve alımlı göstermek istediklerini söylediler... Oysa ben doğal olmak, kendim gibi görünmek istiyorum." Henüz 17 yaşında müzik piyasasını yerinden oynatan, peşisıra klipler çekebilecek olanağa sahip yapımcılarla çalışan Avril, bu olgun davranışlarıyla gerçekten övgüyü hak ediyor.

Avril Lavigne, bir radyonun düzenlediği yarışmayı kazanarak Ontario’ya gitmeye ve efsane isim Shania Twain ile yan yana şarkı söylemeye hak kazandı. Bu, onun için oldukça önemli bir olaydı.. Belki de müzik piyasasına atılan adımların temelini oluşturuyordu. Üst üste gelen başarılar, Avril’ın, Napanee’deki okuluna bir süre daha devam etmesine engel olmadı. Asıl sıkıntısı, eğitimin içeriğiydi... Okulun "insan zekasını ölçüp geliştirmeye yetmediği" kanısında olan genç kız, eğitimini yarıda bıraktı ve müziğe ağırlık verdi.

Bir süre sonra çıktığı New York seyahatinde, sesi ve yeteneğiyle yapımcı Antonio Reid’in dikkatini çekti ve genç kız, Arista Kayıt Şirketi’yle sözleşme imzaladı. (Aslında bu yaklaşım, genç şarkıcının pek hoşuna gitmiyor; "Reid’in beni keşfettiği doğru değil, ben kendimi keşfettim" diyor.)

Daha sonra Manhattan’a taşınarak albümünün hazırlığına başlayan Avril için ilk çalışmalar oldukça sıkıntılıydı. Oldukça önemli, tecrübeli isimlerle bir arada olan genç şarkıcı, başka söz yazarlarının kendisi için şarkı yazması fikrine karşı geldi. "Ben kendi müziğimi, kendi sözlerimle yapmalıydım" diyordu... Stresli görüşmelerin ve uykusuz birkaç gecenin ardından Los Angeles’ta beyaz bir sayfa açtı. Burada, yapımcı ve söz yazarı Clif Magness ile bir araya geldi. Avril’a göre Magness; tam kendisine uygun, şarkıcının özgürlüğüne ve özgünlüğüne destek veren eşi bulunmaz biriydi. Böylesine güzel başlayan bir işbirliğinin başarıyı getirmesi tesadüf olmayacaktı.

Keyifli ve özenli bir çalışmanın ürünü olan ve tüm şarkılarının sözlerini Avril’ın yazdığı "Let Go" albümü, 4 Haziran 2002’de piyasaya sunuldu. Büyük ilgi gören ve kısa sürede müzik listelerinde üst sıraları zorlayan albüm, video klipleriyle de güncelliğini koruyor. Avril, çıkış parçası olan ’Complicated’ için, "Özel biri için yazmadım. Hayatla, ilişkilerle ve aldatılan insanlarla ilgili bir şarkı" diyor...

Görünüşe bakılırsa bu genç kız, müzik dünyasında adından yıllarca söz ettirecek... Nedersiniz?

XxRoCk neDiR?Xx

Rock Nedir

rock, 20. yüzyılın sonlarında ortaya cıkmış, genellikle elektro gitar, bas gitar ve bateri gibi enstrümanlarla beraber vokal melodi tasıyan popüler müzik formudur. organ ve piyano gibi klavyeli enstrümanlar da rock'ta sıkça rastlanılabilir. saksafon gibi üflemeli çalgılar rock'ın ilk hallerinde oldukça sık kullanılmış olsa da yeni rock türlerinde nadiren görülürler. rock tanımı oldukça genel bir tanımdır ve de sınırları kesin bir şekilde belirlenmemiştir. birçok türü vardır ama, en tepede üç tür gezer. bunlar hard rock, alternatif rock ve punk rock tır. hard rock ; karanlık,sert ve geneli ölümü ya da kötü şeyleri anlatan tarzdır. hard rockçılar siyahı benimsemişlerdir. siyah onlar için vazgeçilmezdir. kısaca siyah hard rock ın rengidir diyebiliriz. punk rock ise ; hard rock ın tersine renkli, hızlı ve çılgın bir tarzdır. punk rock eğlence işidir. punk rock çı olan insanları saçlarını rengarenk boyamış veya rengarenk giyinmiş olarak görebiliriz. hard rock ın belirli müzik grupları ; van halen, deep purple, guns n' roses.. punk rock ın belirli müzik grupları ; sex pistols, the offspring.. tir.

rock'ın oluşumunda rock and roll ve rockabilly gibi müzik türleri önemli rol oynamışlardır. ingiliz rock'ının 1960larda gelişmesiyle "rock müzik" tanımı yaygınlaşmıştır. "ingiliz fethi" olarak adlandırılan bir akımla, bu müzik tarzı tekrardan amerika'da yayıldı ve hatırı sayılır bir etkiyle uluslararasi bir fenomen haline geldi. rock günümüzde birçok türü altında barındırarak oldukça yaygın olarak dinlenen bir müzik türü haline gelmiştir.